Elimde Çok Az Keçi Kaldı

Ferhat Armut- Bekleyiş (elektro)

 

Bugün ahretin ilk günü gibi, rahvan yürüyen azgın atları çocukların üzerine sürüyorlar!
Pelteleşmiş zihnimin dışa vurumu hezeyanım; güneş tam tepemde gölgemi görmek istiyorum
Konsantre edilmiş vahşete sövmenin en güzel ifadesi, karanlıklara sığınmaktır.
Koyu havalarda daha bir ciddiyetle bakıyorum hayata, geceleri çift saymamın nedeni bu olabilir mi?

Champ Elysee’de topuğu kırılan madam ile La Fontaine’de çöp kutusunun yanındaki kızı aynı kefeye koyduğumda, kantarın topuzunun başına madamın topuğuna gelenler geldi.

Ölü evinde cümbüş yapanların informel ahlakları, sakat düşünceleri geçer akçe,
Masada başka türlüler, antiklerden söz alarak müsaadelerinizle:
Oğullarının dişlerinin kamaşması, babalarının yediği koruklardan mütevellit,
Sizin için iyi dileklerim vardı ama o kadar uzundu ki mumlar eriyiverdi.

Başka yerlerde oyun oynayan çocuklar var elbette, onun için kıyamet henüz mümkün değil,
Palmiyeleri düşün, bacaklarına dolanan kedileri, iyi alınmış bir uykuyu ve yapmak istediklerini.
Yine de rahatlatamazsın kendini, çünkü ağacın üstündeki kadar altında da var elbet,
Sen çiçeklenmek istedikçe, o daha bir derine kök salar; ümitler için acı, ne güzel bir payanda!

Ben günde altı, bilemedin yedi saat ölürüm; uyanınca hepten, uyuyamayınca dertten ölürüm.

Antropomorfik bir çiftlikte, ideal bir satıhta, bir zamanlar bana zimmetli daimonlar yaşardı,
Onlara genel geçer rüyalarda rastlardım, ütopyamı telkin ettim, -iyiye zorladım.
Sonra kapıları açıldı, mürekkebi bulandı, zincirlerini kopardı,
Nezaket hadlerinde söylenmesi gerekirse, elimde çok az keçi kaldı.