İçeriğe geç

Ay: Mayıs 2015

Bulutlar, Katran Gibi Bulutlar

Ben yanlışım, kabullenmediğiniz. Ardınızda kalanım, aklınızdan çıkaramadığınız. Duymak istemeyip kulak tıkadıklarınız, görmek istemeyip yüz çevirdikleriniz. Ben, bu dünyaya ait olmadığınızı düşündüğünüz gecelerde gökteki en parlak onüçüncü yıldızım, kuzeyde. Acılarınızı kamulaştıran, sancılarınızın noter tasdikli yasal varisi benim. Öğrendiğiniz çaresizlik, unuttuğunuz pişmanlık. Ben karıncayım, karanlık bir gecede üzerine basıp, farkına varmadığınız.

Aslına bakarsanız benim sizinle bi alıp veremediğim yok. Ben Olcay Şahan’ın müthiş sol ayağıyım ve hayata dair ne varsa ıskaladım.

“ Bütün hatırladığım karanlık. Umutsuzluk ve çaresizliğin varlığım üzerine gecekondu dikmesi gibiydi. İç karartan o koyu renkli bulutlardan oluşmuş bir evren ve ortasında yalnızca ben. Gök gürültüsü gibi çıkan ses tüm pişmanlıklarımı ve hatalarımı gürlüyor. Gözlerimi kapatamıyorum. Bulutların arasında tüm acılarım görsel bir şölen ve ben tek seyirciyim. Sadece kötü hislerden oluşan bir rüya…

İçli Bir Türkünün İçi

417188_208748989226460_1938204504_n

 

Biz,
Sıvasız evde büyüyen çocukların çocukları
Yani bir apartman dairesine çocukları ile beraber taşınanların.
“O duvarlar anamın duasıyla sıvalı” derdi, yıkılmaz,
Başımıza yıkılsa da yarınımıza yıkılmaz.
Vakit, açlıktan duvarların bile yıkıldığı vakitti hâlbuki
Nefesleri kokan, sabırları tüten adamların vakti.
Öyleydi;
Duvarlarında keder adlı çivilerin çakıldığı
O çivilere mukimlerin, kan çanağı gözlerini astığı evler.

Elimden tuttu ve şöyle dedi babam
Bak oğlum, bu evlerde içli bir türkünün içi var

Biz,
Pazarda su satıyor diye zabıtadan tokat yiyen çocukların çocukları,
Yani dişini sıkmayı, ismini söylemeyi öğrenmeden evvel öğrenenlerin